Astral Akbabanın Kızıl Tüyü

Astral Akbabanın Kızıl Tüyü

Astral Akbabanın Kızıl Tüyü

Stats

Lv. 90/90
Temel Saldırı 608
Kritik Hasar 66.2%

Weapon Effect

Ay Halkası

Bir Girdap veya Yıldız Girdabı tepkimesi tetikledikten sonra 12 saniyeliğine Saldırı %24 artar. Ayrıca grupta bunu kuşanan karakterden farklı bir Element Türünde 1/2 veya daha fazla karakter varsa kuşanan karakterin Yüklü Saldırı Hasarı %20/%48, Element Patlaması Hasarı ise %10/%24 artar.

Total Materials

Description

Kırmızı tüylerle süslenen eski bir uzun yay. Çiçek Tüyü Klanında nesilden nesile aktarılan kutsal bir yadigardır. Çok uzun zaman önce, şu anda efsanelerde anlatılan dönemde kendine "Kutsal Lord" adını koymaya cüret eden günahkar, sevdiği tek tanrı için ittifaka sırtını döndü.
Sonra insanlar ile Sürüngenler arasındaki yeminler, sönen ateşler gibi kayboldu ve Kül Şehir'in yalnız gölgesi, derin Geceyi korku dolu fısıltılara boğdu.
Huzur kayboldu ve sıcak güneş ışığı ısıtmaz oldu, Piton Kral'ın büyük ve çılgın hayallerinden geriye yalnızca dondurucu gece rüzgarı kaldı.

O günlerde ustalarını kaybettikleri için karmaşanın hakim olduğu yüksek yamaçlarda, Krala yalnızca sözde itaat eden Çiçek Tüyü Klanının büyüğü, genç bir adamı kabileden sürgün etti.
Bunun sebebi ise Sürüngenleri korumak isteyen genç adamın taht hırsızından kaçmasını istemesiydi. Dolayısıyla avcı kuşlar kadar yiğit bu kahraman o gece kutsal bir yolculuğa başladı.
Kırmızı gözleri karanlıkta güneş gibi parlıyordu, yalnızca gökyüzünde ışıldayan soğuk ve su rengi ayın halkasını yansıtıyordu.

İlerleyen zamanlardaki şairler sekiz telli nyatiti'lerini çalarak birbirinden güzel sayısız şarkıyla kırmızı gözlü kurtarıcının efsanesini methedecekti.
Kurgudan doğan şiirlerin sayısı gökteki yıldızlar kadardır, çağlar içinde birbirine dolanan macera öyküleri konusunda herkesin farklı görüşleri vardır...

"Gelin, dinleyin beni, söyleyeyim size bir şarkı, anlatayım kırmızı gözlü kahramanımızı ve ona eşlik eden eski dostunu"
"Yolculuğunda ona yol gösteren, bir zamanlar ejder lorduna hizmet etmiş bir asildi, gözlerinde derin gökyüzü ve sayısız yıldız yansıyan kızıl bir akbabaydı"
"Kutsal kuşun kahramanımızın asil fikirlerinden nasıl etkilendiğini, yayların en keskinini yapmak için kendi etini ve kanını nasıl feda ettiğini anlatacağım"
"Tüylerini kullanarak kutsal kahramanı nasıl yönlendirdiğini ve soylu atamız Sakkuk'la nasıl tanıştırdığını anlatacağım."
Böylece genç adamın kutsal yolculuğuna tek başına çıkmadığına inanan şairler, hiç var olmamış bir rehber yarattılar.

"Anlatacağım efsane, Yankıların Çocuklarında anlatılandan farklı. Zira kızıl gözlü kahraman neden ormanda şarkıcı kuşu takip etsin ki?"
"O elbette hiçbir zaman bir faniden ibaret değildi, baskı görenleri kurtarmak için Gece Diyarından dönen, Kadim Ateşle Gömülen'in zihninden gelen bir düşünceydi o"
"Bu yay ise kimsenin ulaşamadığı yasak diyardan onun geri döndüğünün kanıtıdır, yoksa bir fani nasıl olur da lanetli Kül Şehir'i yakabilir?"
"Natlan bir kez daha krizle karşı karşıya kaldığında Ateşten çıkacak, bu dünyanın yanlışlarını düzeltecek ve bizi ileriye taşıyacak."
Genç adamın fani olduğuna inanmayan şairler böyle söylediler ve ilk insan tanrıyla arasında bağ olduğunu öne sürdüler.

Efsanenin bir sürü versiyonu olduğundan kahramanın gerçek yolculuğu olarak kabul edilen tek bir şarkı bulunmaz.
Sayısız yıllar aktı geçti ay ışığı gibi fakat üzerinde fikir birliğine varılan tek konu, kırmızı gözlü genç adamın kutsallığa erişmesi oldu.
Bugün dahi "insanların tanrı olabileceği" fikri yanan ovalarda geniş ölçüde kabul görmüş, kahraman olma tutkusuyla tutuşan her Natlanlının kalbine bu fikir işlenmiştir.
"Sözde soylu isimlere tapınma, kendinden başkasına boş yere dua etme"
"Lütfen sil adımı Sakkuk, sil ki bilsin herkes, her insanın bir gün bizi yöneten tanrı olabileceğini"

"Beni yanında Ateşe götürmeyeceksin... Adımın tarihte sana eşlik etmesine bile izin vermeyeceksin..."
"... Buradaki herkes ne kadar seviyor bencil kararlar vermeyi. Hem sen hem o."
"Hıh... O halde kendi doyumsuz açgözlülüğüm için bir şey yapayım ■■■■■"
"Bana verdiğin bu tüy var ya, asla dönemediğin o memlekette nesilden nesile aktarılmasını sağlayacağım bunun. Binlerce yıl boyunca hem de."