Stats
MAIN STATS
Lv.
0
3 Star
4 Star
Can
5.2%
6.3%
Saldırı
5.2%
6.3%
Savunma
6.6%
7.9%
Kritik Oranı
3.5%
4.2%
Kritik Hasar
7.0%
8.4%
İyileştirme Bonusu
4.0%
4.8%
Element Ustalığı
21
25
SUB STATS
Roll 1
Roll 2
Roll 3
Roll 4
Can
167
191
215
239
Can
3.3%
3.7%
4.2%
4.7%
Saldırı
11
12
14
16
Saldırı
3.3%
3.7%
4.2%
4.7%
Savunma
13
15
17
19
Savunma
4.1%
4.7%
5.3%
5.8%
Kritik Oranı
2.2%
2.5%
2.8%
3.1%
Kritik Hasar
4.3%
5.0%
5.6%
6.2%
Enerji Yüklemesi
3.6%
4.1%
4.7%
5.2%
Element Ustalığı
13
15
17
19
Story
Buz Tacı
Kadim zamanlarda kurban adamakla görevli kişiler tarafından takılan bir taç. Yıllar boyunca dondurucu soğuğa maruz kaldığı için oldukça dayanıklı hale gelmiş. Derler ki,
başrahipler, günleri sona ererken hep aynı manzarayı görürmüş:
Soluk bir ağacın altında, gizli bir yerde bir yığın taç...
Her biri bir ömür boyu tutulan sırları saklıyor.
Görevinden ayrılan her başrahip, kusursuz beyaz dallardan yapılan tacını bu dünyaya adar.
Her kudretli ve kadim şehir gibi, her sade görünümlü sunak da bir gün toprağa dönmelidir.
Tüm refah bir gün sona ermeli.
Bu, hiçbir şeyin ebedi olmadığı anlamına gelmiyor.
Her döngünün sonunda dünya yenilenir. Bu yüzden sonsuzluk bir döngü içindedir.
Gerçeği arayış refah getirmez, aksine refahın bir ürünüdür.
Derler ki,
bir zamanlar yeryüzündeki insanlar Kutsal Diyar'dan gelen vahiyleri doğrudan duyabiliyordu.
O zamanlar tanrıların elçileri, cahil insanlar arasında yürürdü. O günlerde hayat zayıftı ve toprak, sonu gelmeyen buzla kaplıydı.
başrahipler, günleri sona ererken hep aynı manzarayı görürmüş:
Soluk bir ağacın altında, gizli bir yerde bir yığın taç...
Her biri bir ömür boyu tutulan sırları saklıyor.
Görevinden ayrılan her başrahip, kusursuz beyaz dallardan yapılan tacını bu dünyaya adar.
Her kudretli ve kadim şehir gibi, her sade görünümlü sunak da bir gün toprağa dönmelidir.
Tüm refah bir gün sona ermeli.
Bu, hiçbir şeyin ebedi olmadığı anlamına gelmiyor.
Her döngünün sonunda dünya yenilenir. Bu yüzden sonsuzluk bir döngü içindedir.
Gerçeği arayış refah getirmez, aksine refahın bir ürünüdür.
Derler ki,
bir zamanlar yeryüzündeki insanlar Kutsal Diyar'dan gelen vahiyleri doğrudan duyabiliyordu.
O zamanlar tanrıların elçileri, cahil insanlar arasında yürürdü. O günlerde hayat zayıftı ve toprak, sonu gelmeyen buzla kaplıydı.