GACHABASE
Back to Latest
?

Yıldırım Öfkesi

Artifact Set

Set Bonuses

2-Piece Set

+%15 Elektrik Hasarı Bonusu.

4-Piece Set

Yüksek Voltaj, Elektrik Yüklü, Süper İletim ve Aşırı Çiçeklenme ile verilen Hasarı %40 artırır. Ayrıca Şiddetlenme ile verilen Hasar Bonusu %20, Ay Yüklü ve Yıldız İletimi ile verilen Hasar %20 artar. Hızlanma veya yukarıda belirtilen Element Tepkimeleri tetiklendiğinde Element Becerisinin Bekleme Süresi 1 saniye azalır. Bu etki 0,8 saniyede bir tetiklenebilir.

Stats

MAIN STATS

Lv. 0
4 Star
5 Star
Can
645
717

SUB STATS

Roll 1
Roll 2
Roll 3
Roll 4
Can
209
239
269
299
Can
4.1%
4.7%
5.3%
5.8%
Saldırı
14
16
18
19
Saldırı
4.1%
4.7%
5.3%
5.8%
Savunma
16
19
21
23
Savunma
5.1%
5.8%
6.6%
7.3%
Kritik Oranı
2.7%
3.1%
3.5%
3.9%
Kritik Hasar
5.4%
6.2%
7.0%
7.8%
Enerji Yüklemesi
4.5%
5.2%
5.8%
6.5%
Element Ustalığı
16
19
21
23

Story

?

Yıldırım Kuşu'nun Merhameti

Yıldırım yüklü bir çiçek. Bir şekilde ezilmekten ve hiddetli mor ateşte kül olmaktan kurtularak felaket gününden sağ çıkmış. Yanardağın külleri arasında dimdik duran mor renkli bir yabani çiçek.
Kadim kabilenin topyekun katliamına tanıklık etti.

Şaman ise masumun kanıyla Yıldırım Kuşu'nu çağırdı.
Adaklarını sundular ve Yıldırım Kuşu'nun vahiylerini bildirmesini beklediler.
Fakat Yıldırım Kuşu'nun gelişiyle çakan şimşekler beraberinde yıkımı getirdi.

Onun için şarkı söyleyen küçük çocuğa karşı işlenen suçun cezası topyekun helaktı.
Yıldırım Kuşu gerçek yüzünü gösterdi ve kabileyi yeryüzünden sildi.
?

Felaketten Kurtulan

Yıldırım Kuşu'nun zalim öcünün gazabıyla hâlâ titreyen yıldırım yüklü bir tüy. Yıldırım Kuşu'nun mor şimşekle büyülenmiş kayıp tüyü.
Kabilenin yıkımına tanıklık eden son şeydir.

Kadim kabile Yıldırım Kuşu'nu kendilerinin koruyucusu bilmesine rağmen, Yıldırım Kuşu kabilenin üzerine yıldırım yağdırdı.
Kasvetli bir gecede, çocuğu samimi bir arkadaşı olarak gördü.
Yıldırım Kuşu uçup giderken, çocuk düşen tüyü eline aldı.

"Yıldırım ve yağmurlarla geldiğinde,
sana bir şarkı daha söyleyeyim o halde!"

Gerçekleşmeyen vaadin pişmanlığıyla çılgına dönerek,
Yıldırım Kuşu dağı küller altında bıraktı.
Yıllar sonra bir canavarmış gibi avlanıp katledildi.

Yıllar geçti, yanan topraklar yeniden hayat buldu.
Şimşek tüyü toprakta gömülü kaldı.
Yıldırım Kuşu ile küçük çocuğun hikayesi de kabileyle birlikte unutulup gitti.
?

Yıldırım Saati

Bir zamanlar Yıldırım Kuşu'na tapan kabileye onun ne zaman geleceğini bildiren bir kum saatiydi. Kabilenin yok olduğu günden beri sonsuz bir sükunete büründü. Yıldırım Kuşu'na tapan kadim kabileye ait şık bir kum saati.
Kabilenin sonu geldiğinde, kum saati de yok oldu.

Zamanında bir şamana ait olan, mor taş ve altından yapılmış şık bir kum saati.
Kum saati, Yıldırım Kuşu'nun onuruna düzenlenen festivalde amacına hizmet ederdi.

Kabilenin düzenlediği son festivalde çılgına dönen Yıldırım Kuşu, kanlı sunağı havaya uçurdu.
Koruyucunun gelişine kalan süre ile kabilenin yıkımına kalan süre aynıydı.
Yıldırım Kuşu, kendisi için şarkı söyleyen çocuğun intikamını almak için kabileyi yok etti.

Fakat Yıldırım Kuşu, küçük çocuğun kendisini adak olarak kurban ettiğinden habersizdi.
Her şey kabilenin iyiliği, Yıldırım Kuşu'nun lütfu içindi.
?

Yıldırım Fırtınası Alameti

İçinde masumların kanı bulunan bir ayin kadehi. İçinde yankılanan duaların gürüldeyen öfkesiyle dolup taşıyor. Kadim bir kabilenin şamanlarının ayinde kullandığı bir kadeh.
Yıldırım Kuşu'na sunulan kanlar bunun içinde sunulurdu.

Yıldırım Kuşu'nun fırtınalı dağlarda uçtuğu mevsimlerin birinde, küçük bir çocuk korkusuzca şarkı söyledi.
Çocuğun sesinden etkilenen gururlu Yıldırım Kuşu, onun yanına kondu.

"İlginç ezgiler, minik insan. Yıldırım ve fırtınalardan korkmuyor musun yoksa?"
"Bana yıldırımları ve fırtınaları dindirebileceğimi söylediler."

Küçük çocuk duraksadı ve böyle yanıtladı.
Yıldırım Kuşu, döktüğü gözyaşlarına rağmen sessizliğini korudu.
Çünkü çocuk büyüleyici bir şarkı söylüyordu.

Bu, Yıldırım Kuşu ile küçük çocuk arasındaki ilk ve son buluşma oldu.
Küçük çocuğu bir daha gördüğünde, çocuğun kanı sunaktaki altın kadehi doldurmuştu.
?

Yıldırım Sihirdarı Tacı

Bir zamanlar Yıldırım Kuşu'na tapan bir şaman tarafından takılan taç. Bu iflah olmaz canavar, şamanın kendisine olan bağlılığından etkilenmemişti. Yıldırım Kuşu'na tapan kadim kabilede
ihtiyar şamanlar bu tacı takardı.

Yıldırım Kuşu, fırtınalı havalarda gökte süzülerek mor yıldırım ve yağmur yağdırdı.
Kadim kabileler, Yıldırım Kuşu'nun güçlerinden korkup verdiği nimetler için ona teşekkür etti.
Onun kendilerini koruması ve günahlarını affetmesi için adakta bulunmak üzere şamanlar seçildi.

Yıldırım Kuşu, insanların kendisine tapıp tapmamasını umursamıyordu.
Ancak onlar bunu bilmiyor ve Yıldırım Kuşu'nun öngörülemez eylemlerini ilahi vahiy olarak görüyordu.
Oysaki nefes aldığında çıkan yıldırım, insanların kaderlerini belirleyecekti.
Yıldırım Kuşu gökyüzünden baktığında, insanlarla hayvanları ayırt etmezdi.

Ta ki bir gün fırtınanın uğultusunda bir şarkı duyana kadar.
Bu şarkı bulutları delip geçti ve ona ışık bahşetti.